Posted On: September 13th 2026, 10:23 am
Kakula bize yağmurun altında sırılsıklam bir sabah yaşattıktan sonra kameraya yansıyan görüntülerimiz 🥰🥰🥰
Aslında bir olay yaşanırken içeride kaç tane olay yaşanıyor, öyle değil mi?
Bu sabah güne yoğun yağmurun altında “Kakula ya hasta olursa?” endişesiyle başladım. Endişemin sebebi, onu bu kadar çok seviyorken kendini koruyamayacağını ve şu anda eğer ıslanırsa ve yağmurun altında dışarıda kalmaya devam ederse ne olacağını düşünürken gelen düşüncelerdi.
Bence endişe her zaman korkudan doğmuyor. Bazen birini ne kadar sevdiğinin, onun başına gelebilecek en küçük şeyi bile ne kadar önemsediğinin başka bir biçimi oluyor.
Ama bu endişemi yersiz bulmuyorum. Çünkü sevdiklerimiz için endişelenmek, onları önemsemek, onları göz ardı etmemek hâlâ yaşıyorken kıymetli şeyler.
Çünkü bir an gelecek ve ya kendimiz ya da çok sevdiklerimiz fiziksel olarak olmayacaklar.
Ve çoğu şeyi erteliyoruz. Sanki zaman bize aitmiş gibi… Bir şeyi söylemek için daha uygun bir anı, daha sakin bir günü, daha doğru bir zamanı bekliyoruz. Oysa bazen elimizdeki tek kesin zaman, içinde bulunduğumuz o an.
O yüzden yaşarken “keşke şunu deseydim”, “keşke şöyle yapsaydım” demek yerine, hâlâ fiziksel olarak bir aradayken çok seviyorsak sevdiğimizi, kırıldıysak bunu anlatıp çözmeyi, sarılmak istiyorsak sarılmak istediğimizi söylemenin tam zamanı.
Çünkü bazı şeylerin telafisi vardır ama zamanın telafisi?⏳
Load More