Bir çocuğa neden Hasta Pasta hediye etmelisiniz?
Eh, çünkü çocuk olmak çok zor.
Yetişkinler çocukların hayatını genellikle ekmek elden, su gölden sanır. Oysa küçük insanların da başlarından aşkın dertleri vardır.
Her şeyden önce sabahın köründe kalkıp akşam erkenden yatmaları gerekir. Kabul edelim, ikisi de başlı başına meşakkatli iştir.
Sonra okul meselesi var. Okuma yazmayı sökmek, matematiği çözmek, bir sürü şeyi akılda tutmak, saatlerce yerinde oturmak, arkadaş edinmek, öğretmenin gözüne girmek gerekir.
Eve dönünce de işler pek kolaylaşmaz. Yapmak istedikleri bir sürü şey varken yapmak istemedikleri şeyleri, büyük bir hevesle yapmak istiyormuş gibi davranarak ebeveynlerinin gönlünü hoş tutmaları beklenir. Yani işler en az bu cümle kadar karmaşıktır. Bunun ne kadar yorucu olduğunu herhangi bir yetişkin, sevmediği bir akraba ziyaretini düşünerek anlayabilir.
Bir de kitaplar var tabii.
Hepsi bir şeyler öğretmenin peşinde. Şunu yap, bunu yapma, böyle davran, şöyle düşün, arkadaşlarınla iyi geçin… falan filan.
İşte bu yüzden bir çocuğa Hasta Pasta hediye etmelisiniz. Çünkü Hasta Pasta çocuklara bir şey öğretmeye kalkışmaz. Doğrusunu isterseniz Rumi ve Gani Gani’nin kendileri de pek bir şey bilmezler. Bu dünyadan habersiz iki şapşalın maceralarını okurken çocuklar biraz rahatlayabilir. Kendileri gibi her gün bir sürü meseleyi çözmeye çalışan, üstelik çoğu zaman ellerine yüzlerine bulaştıran bu iki kahramandan çok daha iyi iş çıkardıklarını fark ederler.
… belki de çocuklar ilk kez, birilerinin kendilerinden daha beceriksiz olduğunu görmenin verdiği o muhteşem huzuru yaşarlar.
Hasta Pasta 3 – Hoppala! Çifte Bela! çıktı!
Çocuklara bu dev hizmeti sunan süper yetenekli insanlar
@marifkaymak @a.gulfemozer @gulbahar.dk ‘a sevgilerimi sunarım 🫶🫶🫶 Bu projeyi mümkün kılan başta
@ozdemirsavas olmakla beraber tüm
@timas_cocuk ekibine de şükranlar, saygılar ve de sevgiler!!! 🤍