Posted On: August 12th 2026, 04:04 pm
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Fotoğraf Bölümü mezuniyet projem Eşik; insanın güvenli ve ait hissedebileceği alanlar yaratma arzusundan hareketle, Şamanizmin Türk kültüründeki izlerini araştırır. Şamanik geleneklerde ruhani dünyayla iletişim kurmak ve hayvan biçimlerine bürünmek; korunma, dönüşüm ve yaşamın sürekliliğine ilişkin pratikler olarak değerlendirilmiştir. Kurtuluş Savaşı döneminde ortaya çıkan Balıkesir Tülütabakları ile Barbaros Köyü korkulukları, bu geleneğin günümüzdeki kültürel yansımaları olarak ele alınır.
Bu iki pratik arasındaki süreklilik, karşılaşılan tehdidin niteliğinde değil, ona verilen kolektif yanıtta belirir. Dönüşüm, kılık değiştirme ve ritüel; farklı tarihsel ve toplumsal bağlamlarda belirsizlik karşısında geliştirilen ortak korunma biçimleri olarak yeniden üretilir. Eşik, bu pratikleri geçmişten kalan sembolik kalıntılar olarak değil, kuşaktan kuşağa aktarılan kültürel refleksler olarak ele alır; korkunun kendisinden çok, onun karşısında gelişen kolektif davranışların izini sürer.
***Eşik (Threshold), my graduation project for the Department of Photography at Mimar Sinan Fine Arts University, investigates the traces of Shamanism in Turkish culture through the human desire to construct spaces of safety and belonging. Within shamanic traditions, communication with the spiritual realm and the assumption of animal forms have been understood as ritual practices associated with protection, transformation, and the continuity of life. The Tülütabaklar of Balıkesir, which emerged during the Turkish War of Independence, and the scarecrows of Barbaros Village are examined as contemporary cultural reflections of this tradition.
The continuity between these two practices lies not in the nature of the threats they confront, but in the collective responses they embody. Transformation, disguise, and ritual are reproduced across different historical and social contexts as shared forms of protection against uncertainty. Eşik approaches these practices not as symbolic remnants of the past, but as cultural reflexes transmitted across generations; it traces not fear itself, but the collective behaviors that emerge in response to it.
Load More