Instagram story viewer> @antikmotto> Posts
261
posts
2.8K
followers
1546
following
Bir öğretmenin kütüphanesi🌻
Bookstagram🌿📚
POSTS STORIES REELS TAGGED
Download All
Şermin Yaşar- Altı Harfli Bir Tatlı alıntıları #book#books#booklover #kitap#kitaptavsiyesi by @antikmotto
19
6 months ago
Download
Sadece sizi ağlatmayı istediğimi düşünmediniz herhalde sayfamda diğer paketlerde mevcut mutlaka göz atın .İlerleyen zamanlarda sıcacık Anadolu hikayelerinin anlatıldığı mis gibi öykü kitapları paketi oluşturacağım.🕊️#book#books#booklover #bookstagram by @antikmotto
62
15 hours ago
Download
Bana biri kitap hediye ettiğinde, aslında sadece bir kitap almamış olurum. Birinin zaman ayırıp beni düşündüğünü, beni mutlu edecek bir hikâye aradığını hissederim. Bu yüzden kitap benim için en özel hediyedir. Sayfalarını her açtığımda sadece satırları değil, o ince düşünceyi de yeniden hatırlarım. Belki herkes için bir kitap sıradan bir hediye olabilir ama benim için her kitap, içinde hem bir hikâye hem de bana verilen değeri taşıyan çok anlamlı bir hatıradır. Bu yüzden çok teşekkür ediyorum sevgili kitap dostum. @kitap_kahve_ruyasi 🤍🤍🌻🫂 zarif mis kokulu hediyelerin içinde ayrıca teşekkür etmek istiyorum. ✨🌹🪬#book#book#booklover by @antikmotto
76
2 days ago
Download
Yeni 2 yolculuğa çıkıyorum. Biri okuma grubunuzun kitabı diğeri hep okumak istediğim….Temmuz’u bu kitaplarla bitirmeyi planlıyorum. #book#books#booklover #keşfet by @antikmotto
63
4 days ago
Download
@_klasikokur_ sayfasından biraz özendim çünkü çok doğru . Ben genelde ölüm temalı aile kaybı temalı kitapları çok okurum . Gerçek hayat hikayesi ise asla es geçmem. Yani video tam benlikti.#books #kitap #kitapönerisi #kitaptavsiyesi by @antikmotto
54
14 days ago
Download
Günlerim Hep Gece Benim, çocukluk travmalarıyla büyüyen Onur‘un hikâyesini anlatıyor. Annesiyle ve babasıyla kuramadığı sağlıklı ilişki, sevgisizlik ve aile içinde yaşanan kırılmalar onun kişiliğini şekillendiriyor. Dışarıdan güçlü görünmeye çalışsa da iç dünyasında sürekli geçmişiyle kavga eden, kendini suçlayan ve öfkesini bastıran biri hâline geliyor. Roman boyunca okuduğumuz şey aslında Onur’un kendi zihniyle verdiği mücadele. Hikâye ilerledikçe Onur’un çocukluğunda yaşadığı olayların sandığından çok daha derin izler bıraktığını görüyoruz. Ailesinin yıllarca konuşmadığı gerçekler, bastırılmış acılar ve suskunluk, onun bugünkü hayatını yöneten en büyük etken oluyor. Kitapta “geçmiş susarsa iyileşir” düşüncesinin tam tersi işleniyor; ne kadar kaçarsa kaçsın geçmiş sürekli karşısına çıkıyor. Bu yüzden romanın büyük bölümü iç hesaplaşmalar, anılar ve yüzleşmelerden ibaret denebilir. Finalde ise Onur, yıllardır kaçtığı gerçekle yüzleşmek zorunda kalıyor. Yaşadığı karanlığın tek sebebinin dışındaki insanlar olmadığını, kendi içine hapsettiği öfke ve suçluluk duygusunun da onu tükettiğini fark ediyor. Kitapta klasik anlamda herkesi şaşırtan büyük bir olay ya da mutlu son yok. Bunun yerine Onur’un, geçmişini inkâr etmek yerine kabul etmeye başlamasıyla hikâye sona eriyor. Yaraları tamamen kapanmıyor ama ilk kez iyileşebilmesi için susmaması gerektiğini anlıyor. Romanın sonu umutla umutsuzluk arasında bırakılmış. Her okurun Onur’un bundan sonraki hayatını kendi hayalinde tamamlaması lazım .Eğer çocukluk travmaları, aile ilişkileri ve karakter odaklı romanları seviyorsan etkileyici gelebilir. Ancak hızlı akan, sürekli olay yaşanan bir hikâye bekliyorsan biraz durağan gelebilir. Kısacık bir kitap .#book#books#booklover#bookstagram by @antikmotto
61
6 days ago
Download
Kiraz Çiçeği Kolonyası, beni ilk sayfalardan itibaren içine alan kitaplardan biri oldu. Mustafa Çiftçi öyle büyük olaylar anlatmıyor ama kurduğu dünya o kadar gerçek ki sanki Servet’in yaşadığı mahallede ben de yaşıyormuşum gibi hissettim. Kitabın merkezinde yoksul ama birbirine sımsıkı bağlı bir aile var. Mecit Efendi, Reşide Hanım ve oğulları Servet… Servet okulda özellikle matematikte bir türlü başarılı olamıyor. Buna karşılık edebiyatı, hikâye anlatmayı ve sanatı çok seviyor. Annesinin onu her haliyle kabul etmesi ve anlattığı hikâyeleri büyük bir ilgiyle dinlemesi ise kitabın en güzel yanlarından biriydi.Servet’in okul hayatı da oldukça hüzünlü ilerliyor. Resme çok yetenekli olan Satı ile kurduğu dostluğu okumayı çok sevdim. İkisi de küçük şehirde kendilerine benzeyen tek insanı bulmuş gibiydi. Ama sınıfta kalmalarıyla birlikte yolları ayrılıyor. Satı gidiyor, Belgin Öğretmen gidiyor, Tülay gidiyor… Servet ise herkesin ardından bakıp aynı şehirde kalan kişi oluyor. Almanya’ya gitme ihtimali çıktığında belki hayatı değişir diye düşündüm ama o da gerçekleşmiyor. Kitap boyunca Servet’in hayalleri tek tek elinden kayıp giderken onun sessizce kabullenişini okumak insanın içini burkuyor.Kitapta en çok etkilendiğim karakter ise Reşide Hanım oldu. Oğlundan büyük başarılar bekleyen değil, sadece mutlu olmasını isteyen bir anneydi. Mecit Efendi’nin sertliği, patronların çalışanlara bakışı ve küçük şehir insanının dedikoducu yapısı da hikâyeye ayrı bir gerçeklik katmış. Sonunda büyük bir mucize yaşanmıyor. Servet’in hayatı bir anda değişmiyor, hayallerinin çoğu gerçekleşmiyor. Ama bence kitabın asıl gücü de burada. Mustafa Çiftçi bize sıradan görünen insanların hayatındaki sessiz kırgınlıkları öyle güzel anlatıyor ki kitap bittiğinde aklımda olaylardan çok Servet’in yarım kalan umutları kaldı. Bu yüzden okurken hüzünlendim ama bir o kadar da severek okudum. Dilinin komik olması okumamı hayli kolaylaştırdı .Bu arada kiraz çiçeği kolonyası benim en sevdiğim kokudur bu merakla okumaya başladım.#book#books#booklover by @antikmotto
75
8 days ago
Download
kitaplar zaten çok pahalı…. ikide bir kitaplara zam koyup durmayın.#books #kitap #kitapönerisi #kitaptavsiyesi #book by @antikmotto
58
10 days ago
Download
Aile Mutluluğu‘na büyük bir merakla başladım ama açıkcası bana çok hitap eden bir kitap olmadı. Neredeyse tamamen aşk ve evlilik üzerine kurulmuş olmasından dolayı. Normalde ben fanatik bir Tolstoy hastasıyım. Ben daha çok olay örgüsünün ön planda olduğu kitapları sevdiğim için okurken yer yer sıkıldım. Ben aşk olursa bile kenarda kalan kitapları çok seviyorum… Yine de Tolstoy’un insan psikolojisini anlatma biçimine hayran kalmamak elde değil.Hikâyede Maşa, kendisinden yaşça büyük olan Sergey’e aşık oluyor ve kısa süre sonra evleniyorlar. Evliliklerinin ilk zamanları oldukça mutlu geçse de Maşa, taşradaki sakin hayattan sıkılmaya başlıyor. Şehir hayatı, balolar ve insanların ilgisi ona daha çekici geliyor. Zamanla Sergey ile aralarındaki bağ zayıflıyor; birbirlerini sevseler de aynı duyguları paylaşamadıkları için araya bir soğukluk bir mesafe giriyor. Kitap boyunca büyük olaylardan çok bu duygusal uzaklaşmayı ve Maşa’nın iç çatışmalarını okuyoruz.Finalde ise Maşa, peşinden koştuğu heyecanın ona gerçek mutluluğu getirmediğini anlıyor. Aslında huzuru ve sevgiyi hep sahip olduğu hayatın içinde araması gerektiğini fark ediyor. Kitap benim beklentimi tam karşılamasa da, aşkın zamanla nasıl değiştiğini ve mutluluğun her zaman dışarıda aranacak bir şey olmadığını düşündürmesi bakımından etkileyiciydi. Eğer aşk ve evlilik üzerine psikolojik çözümlemeler okumayı seviyorsanız beğenebilirsiniz; benim için ise Tolstoy’un diğer eserlerinin gerisinde kaldı.Resmen ağzındaki lokmayı yutamamak gibi oldu 100 sayfa kitap bir haftadır elimde süründü resmen .Dikkatimi çeken birşeyi paylaşmak istedim kitapta fakir ve son kuruşunu içkiye yatıran bir karakter yok .😂#book #books#booklover #bookstagram by @antikmotto
77
10 days ago
Download
Tepsideki Melek, ilk sayfalarda bana sıcacık bir çocukluk hikâyesi okuyacağımı düşündürdü. Güliş’in ağzından anlatılan çocukluğu o kadar gerçekti ki ister istemez kendi çocukluğuma gittim. Mahalle kültürü, komşular, sokakta oynanan oyunlar.. Bir çocuğun dünyası öyle samimi anlatılmış ki kitabın içine girmek hiç zor olmuyor. Güliş’in eşyalarla konuşması, onlara isim vermesi de çok tatlı ayrıntılardı. Bazı yerlerde gülümsedim, bazı yerlerde ise çocuk aklının dünyayı nasıl bambaşka gördüğüne hayran kaldım.Ama kitap ilerledikçe o sıcak atmosfer yerini derin bir hüzne bırakıyor. Güliş’in en büyük yarası annesi Nevra’nın sevgisizligi.Onu döven ya da aç bırakan bir anne değil belki ama sevemeyenbir anne. Güliş’in küçücük yaşında annesinden bir sarılmayı, saçının okşanmasını beklemesi gerçekten içimi acıttı. Daha sonra Nevra’nın geçmişini ve yaşadığı travmaları öğreniyoruz. Üzüldüm ama yine de ona hak veremedim. Ne yaşamış olursan ol iyi bir anne olmak da bir yerde insanın kendi seçimi diye düşünüyorum.Neyse ki Güliş, annesinde bulamadığı sevgiyi anneannesinde bulabiliyor.Kitap sadece aileyi degil, 80’li yılların siyasi baskılarını da anlatıyor. Aydın’ın yaşadıkları, mesleğini yapamaması, dönemin karanlık atmosferi hikâyeye ayrı bir derinlik katmış. Bir tarafta ülkenin zor yılları, diğer tarafta mahalle kültürünün sıcaklığı var.Kitapta geçmişten kalan eşyaları yakıp gomerek iyıleşmeyeçalıştıkları bölüm ise beni en çok düşündüren yerlerden biri oldu.Keşke insan zihnindeki anıları da o kadar kolay gömebilseydi.Ama bazı yaralar insanın içinde yaşamaya devam ediyor.Esra Kahya’nın anlatımını gerçekten çok sevdim. Kısa cümlelerle çok şey anlatıyor; hem güldürüyor hem de insanın boğazını düğümlüyor. Güliş’in çocuk dili, Zehra’nın tavırları ve Nevra’nın suskunluğu birbirinden çok farklı hissettirilmiş. Ayrıca Kambur kitabına yaptığı gönderme de beni 12’den vurdu. Ben bu kitabı sadece bir çocukluk hikâyesi olarak degil; sevgi eksikliğini, geçmişin yükünü ve kaybettiğimiz mahalle kültürünü anlatan, uzun süre etkisinden çıkamayacağım bir roman olarak kapattım.#book#books#booklover #kitap by @antikmotto
156
11 days ago
Download
@sayfagecmisi sayfasından aldım o kadar hoşuma gitti ki paylaşmak istedim. Aynı zamanda çokta duygulandım . Bu yüzden sayfamda anı köşemde kalsın istedim.🥹🤍😇#books #kitap #kitapönerisi #kitaptavsiyesi by @antikmotto
28
12 days ago
Download
Bir intihar çok ölüm kitabıyla yazarla tanıştım . Kitabın etkisi hâlâ üzerimde darmaduman olmuş durumdayım . O kitap bu kitaba göre kalındı. Açıkçası çok yüzeysel olur diye bekliyordum bu kitabı amma ve lakin her kitaplar kalın olmak zorunda değilmiş, bunu bir kez daha hissettirdi bana. İnce kitaplarla da derin hisler bırakılabilirmiş insanların hayatlarında…Benim Rüyalarım Hep Çıkar sadece 12 öyküden oluşuyor ama her biri bittikten sonra sayfayı çevirip hemen diğerine geçemedim. Çünkü her hikâye insana biraz dokunuyor, biraz da düşündürüyor. Açıkçası daha uzun olmasını istedim özellikle Mercan’ın hikayesini ….İçindeki karakterler çok tanıdık ki… Mahallemizde görüp geçtiğimiz insanlar, çocukluğumuzdan kalan sesler, içimize attığımız pişmanlıklar… Hepsi bir yerden tanıdık geliyor. Anadolu kültürü kendini burda da iyisiyle kötüsüyle belli etmiş….İnsan, çaresiz kaldığında görünmeyen şeylere tutunur. Bazen bir rüyaya, bazen bir muskaya, bazen de çocukluğundan kalan bir inanca… Canım Mercanım Acibeden sonra en çok içimi yakan sen oldun. Acını iliklerime kadar hissediyorum. En güzel saçları sana ben yapmak istedim . O saçlarını incitmeden ben taramak istedim. Paralel evrende mutlu olduğunu bilmeyi ne çok istedim.Esra Kahya’nın dili çok sade ama hissettirdikleri hiç de hafif değil. Öyküler kısa olmasına rağmen her biri uzun bir romanın ağırlığını taşıyor. Bazen sessiz kalmanın, bazen bir hayal kırıklığının, bazen de insanın içinde yıllarca taşıdığı yüklerin hikâyesini okuyorsunuz.Okurken en çok sevdiğim şey, hiçbir karakterin bana yabancı gelmemesiydi. Sanki hepsini bir yerlerden tanıyormuşum gibi hissettim. İncecik bir kitap ama insanın içinde uzun süre kalıyor. Bazı öyküler bittiği hâlde etkisi bitmiyor. Sanırım bu kitabı güzel yapan da tam olarak bu. Final hep aynı zaten ve daha doğarken bu final belliydi… tüm mesele nasıl yaşadığımızdı…. En güzel hikayelerde yaşamanız dileğiyle.😇🌹#book#books#booklover #bookstagram by @antikmotto
164
13 days ago
Download
×

Download all media on this page

Photos Videos
back to up